REFERANS HUKUK DANIŞMANLIK
Hukukun güvencesi, güvenin teminatı
Ceza Hukuku
Yeni Yargı Paketleri ve Ceza Davalarına Etkisi
2025 yılında TBMM’de kabul edilen “10. Yargı Paketi” (resmî adıyla Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun) ceza hukukunda kapsamlı reformlar içermektedir. Bu paket, öncelikle cezasızlık algısını ortadan kaldırmayı ve ceza adalet sisteminin etkinliğini artırmayı hedeflemektedir.
Başlıca Düzenlemeler
1. Cezaların Ağırlaştırılması ve Tehdit/Teşebbüs Düzenlemeleri
• Türk Ceza Kanunu’nun 35. maddesinde (suça teşebbüs), ağırlaştırılmış müebbet yerine uygulanacak hapis süreleri 14–21 yıl olarak, müebbet yerine uygulanacak süreler ise 10–18 yıl olarak artırılmıştır.
• Tehdit, kasten yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma gibi suçlarda cezalar artırılmıştır.
2. Cezasızlık Algısına Karşı İnfaz Reformları
• Kısa süreli cezalar (az ceza alan hükümlüler) bile cezaevine girip cezalarının bir kısmını içerde geçirmek zorundadır; örneğin 1 yıl hapse mahkûm olan bir kişi en az 2,5 ay cezaevinde kalacaktır.
• Denetimli serbestlik ve koşullu salıverme mekanizmalarında iyileştirmeler getirildi; mükerrer suçlu hükümlüler de uygun şartlarda – iyi hal ve cezanın ¾’ünü infaz etme gibi kriterlere göre – koşullu salıverme imkânından yararlanabilecek.
• Yaşlı, hasta ve engelli hükümlülere “konutta infaz” uygulaması getirildi.
3. Genel Af Beklentilerine Netlik
• Medyada yer alan “genel af” beklentilerine rağmen, pakette böyle bir düzenleme bulunmadığı, genel affın gündeme gelmediği açıkça belirtilmiştir.
4. Delil Usulü, İdari ve İcra Hukukunda Değişiklikler
• İcra ve İflâs Kanunu’nda hükmün verildiği tarih yerine “davanın açıldığı veya şikâyet başvurusunun yapıldığı tarih” esas alınacak.
• Noterlik Kanunu’nda disiplin cezaları yeniden tanımlanmıştır; İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda ise istinaf/temyiz sınırlarının belirlenmesinde dava tarihi esas alınacaktır.
Ceza Davalarına Etkiler
• Hâkim takdir yetkisi genişliyor: Artık 2 yıl altındaki suçlarda da tutuklama kararı verilebilir; özellikle kamu düzenini bozabilecek unsurlar dikkate alınarak değerlendirme yapılacak.
• Cezai yaptırımların artması, hem ceza müeyyidelerini güçlendirmiş hem de caydırıcılığı artırmıştır.
• İnfaz sistemindeki düzenlemeler, özellikle kısa süreli cezaların infazı konusunda “cezasızlık algısı”nı kırmayı hedefliyor ve cezaevlerinin denetimli serbestlikten kaynaklanan boşluklara karşı daha etkili bir yapı sunmasına katkıda bulunuyor.
• Hükümlü grupları (hasta, yaşlı, engelli) için yeni infaz alternatiflerinin sunulması, insan odaklı yaklaşımın bir göstergesidir.
Sonuç
2025’te yürürlüğe giren 10. Yargı Paketi, ceza adalet sistemine hem caydırıcılık hem de insanî bakış kazandırma amaçlıdır. Ceza hükümlerini ağırlaştırırken infaz sistemini de çağdaşlaştırarak, hukuken etkin ve toplumsal olarak güven veren bir yapı hedeflenmektedir. Ceza davalarında hem savunma hem de yargılama süreçleri bu yeni düzenlemelerle birlikte yeniden şekillenmekte ve hukuki stratejiler bu çerçevede ele alınmalıdır.